ZULÜM İLE ABAD OLUNAMAYACAĞININ FOTOĞRAFIDIR 28 ŞUBAT
İslami değerleri benimsemiş, ömürlerini vatanına, milletine insanlığa faydalı bir Müslüman birey olarak sürdürme gayesinde olan binlerce vatandaş için kendi toprakları üzerinde insan hak ve hürriyetlerinin ayaklar altına alındığı, bin yıl sürecek denilen bir sürecin 10 yıl bile sürmeden, tarihin çöplüğünde yerini aldığı bir zamanın dilimidir 28 Şubat.
Bütün bu yazacaklarımı dönemin zulmünden hissesini almış bir kardeşiniz olarak ifade etmek istiyorum.
Kanunlar çerçevesinde iktidara gelmiş bir hükümetin, yine kanunların verdiği hak üzere icra ettiği hizmetlere hazmedemeyen bir kesim tarafından çeşitli asılsız bahanelerle iktidardan düşürülerek ülkenin kaosa sürüklendiği kara bir dönüm noktasının başlangıcı olarak hatırlanacaktır. Nitekim dört yıl sonra 2001 yılında büyük bir ekonomik kriz ile yüzlerce iş insanı intihar etmiş, ülke uzun yıllar sürecek bir dar boğazın içine girmişti. Bu felaket, dünyaya yön verecek Büyük Türkiye yolunda, ülkemizin huzur ve refahını hazmedemeyen iç ve dış mihrakların anti-demokratik müdahalesi olarak tarih arşivlerinde yerini almıştır.
Merhum Necmeddin Erbakan'ın başbakanlığı döneminde ülkenin ekonomik kalkınması ile refah düzeyi hızla yükselmesine rağmen, dindar bir insanın başbakanlığı iç ve dış odaklarca bir türlü kabul görmemişti. İrtica bahanesiyle istikrarın bozulması ile ülkemiz toparlanması uzun sürecek bir döneme sürüklenmiş, bedeli maddi olarak tüm vatandaşlara, manevi olarak ise dindar camiaya ödettirilmişti. Her türlü kanundışı müdahaleye rağmen taraftarlarını isyana davet etmeyen, ülkemizin daha da içinden çıkılmaz zor günlere sürüklenmesine müsaade etmeyen, Türkiye ile birlikte İslam aleminin geleceğini düşünerek büyük projelere imza atan, fakat mevcut vesayet rejimi tarafından engellenen Rahmetli Necmeddin Erbakan Hocamızı bu vesileyle rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.
% 99'U Müslüman olan Türkiye'mizde kamu kurumlarındaki başörtüsü yasağı ile birçok başörtülü çalışan bayan ve üniversitelerdeki gençlerin iş ve eğitim hakları hiçe sayılmış, ülkemizin geleceği karartılmış, inançlı kesim adeta vatandaş olarak yok sayılmıştı. Üniversitelerde başörtülü öğrencilerin örtülerini açmaları için oluşturulan ikna odaları da asla unutulmayacaklar listesinde yerini almıştır.
KANUNSUZLUK DÖNEMİYDİ
28 Şubatta haksızlığa uğrayan binlerce insanın haklarını meşru zeminde aramaya dahi müsaade edilmemişti. Mağdurların haklı olduğunu savunan savcılar, lehte karar veren hakimlerin dahi çeşitli bahanelerle yerleri değiştirilmiş ve etkisiz hale getirilmişlerdi. Buna rağmen isyan etmeyip, en büyük hüküm sahibi Yüce Rabbimize sığınmıştık.
DİNDAR ÇALIŞANLARA ZORUNLU TAYİN ZULMÜ
Yüzlerce kamu görevlisi amir ve memur zorunlu tayin yoluyla ailelerinden uzak illerde uzun süre çalışmak zorunda kalmış, aile bütünlüğü ve çocukların yaşayabilecekleri travmalar hiçe sayılmıştır. Okullarda İmam Hatip Lisesi mezunu idareci ve öğretmenlerinin listesini isteyen rütbelilerin fişleme hırsları bu güzel ülkeye yakışmayacak izler bırakmıştır.
İMAM HATİP LİSELERİNE ENGEL
Anti-demokratik yolla iktidara getirilen yeni hükümet İmam Hatip Liselerinin önünü tıkamak amacıyla üniversite sınavları ile ilgili katsayı yasası çıkartmış, yasa ile bu ülkenin çocuklarının önüne büyük bir engel koyarak, çağdaşlık ve gelişmenin yegane şartı olan eğitime bile izahı zor bir darbe indirmiştir. aynı hükümet 8 yıllık kesintisiz eğitim modeli ile İmam Hatip Liselerine geçişi engelleyelim derken ilerleyen yıllarda sanayide ihtiyaç duyulan ara eleman teminini de imkansız hale getirmiştir.
Daha ifade edilebilecek tarifi zor birçok hasar bırakan 28 Şubatı milletçe tekrar yaşamamayı temenni ediyor ve Allah'tan bu günleri tekerrür etmesi için şer hesaplar içinde olan zihniyete fırsat vermemesini niyaz ediyoruz.
Yüzyıllardır üzerinde kaos planları yapılan çok özel topraklarda yaşadığımız, ülkemizin istisnasız tüm fertleri olarak bunun idrakine vararak, huzurumuzu ve güvenliğimize kasıt mevzu bahis olduğunda, milli bir duruş sergilemenin gelecek kuşakların hayrına olacağı kanaatindeyiz.
TEŞEKKÜR
Bugünün Türkiye'sinden geçmişe dönüp baktığımızda, yaşanan haksızlık ve mağduriyetlerin büyük ölçüde ortadan kalktığı ve Müslümanların bu ülkenin asli vatandaşları olduğu kanun ve yasalarda yapılan düzenlemeler sonucu toplumda somut olarak kendini göstermektedir. Bu bağlamda Cumhurbaşkanımız Sn Recep Tayyip Erdoğan'a ve emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz.
Değerli Dostlar;
Sonuç olarak; farklılıkların zenginlik olacağını, fikirlerin birbirine saygıyla yaklaştığı bir Türkiye'nin her zaman kazanan ve akabinde maddi-manevi gelişen bir güç olacağına inanıyoruz. Türkiye olarak kendi içimizde birlik ve beraberliği başardığımızda, inanıyoruz ki tüm dünyada huzur ve güveni tesis edecek bir konuma kısa zamanda erişebileceğiz İnşaAllah.
Şenol KORKMAZ
Aksaray İHH İnsani Yardım Derneği Başkanı